Bir yaz günü gelir korku. Sesini duyamaz kulakların ama kafanda yankılanır her bir tınısı. Görürsün, görmeye dayanamayacağını anlarsın yumarsın gözlerini sımsıkı, ama gitmez, bitmez. Dokunur tenine, üşürsün, yanarsın, acıtır. Bağırma refleksini bile alır götürür. Çırpınırsın. Korkarsın. Titrersin. Belki inlersin. Gözyaşların burnuna kaçar, boğazına akar, boğulursun. Korku bir yaz günü gelir, beklenmedik bir anda beklenmedik bir biçimde görmediğin bir yerden. Sürükler. Vücuduna yayılır damarlarında. Parmak uçlarında hissedersin, elini aside basmak gibi. Kulaklarına yüzlerce minik iğne batırmak gibi, yenmiş dudaklarını tuzlamak gibi, kafanı duvara defalarca çarpmak gibi. Sonu gelsin diye dua edersin, ölüm gelsin. Parmaklarını hissetmiyorsundur artık, çenenin titremesinden dilin çoktan kan revandır. Kanın demir tadı yayılır ağzına, buz kesmiş vücudundan kan hala sıcak akar. Düşünmeyi bırakırsın bi noktada, acıyı hissetmezsin. Geriye sadece korku kalır. Bütün hücrelerini doldurur.
ve biter. seni bırakıp gider.
beklersin, tekrar gelecektir çünkü.uykuya dalmak zordur. yorulman gerekir, gözlerin kasların bitap düşmeli. kalbin artık bir ceviz kıracağına hapsolmuş patlayana kadar sıkılmaktadır. aylar böyle geçer. kimse görmez kimse bilmez.bir değişiklik vardır elbette, sorarlar.gülümsersin. eskiye dönmek için çabalarsın ama mümkün değildir artık. ve -mış gibi yapmayı öğrenirsin.işe yarar.hiçbir şey olmamış gibi yaşarsın.güzeldir her şey.unutursun.
yıllar geçer ve bir gece korku yine seninledir, hatırlarsın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder