Yazmıyorum artık. Fotoğraf paylaşmıyorum. Snap atmıyorum. İşe gidip geliyorum ama aslında pek bi iş yapmıyorum. İnsanlarla konuşuyorum, ilgileniyormuş gibi görünüyorum ama boş konuştuğumu hissediyorum. Söyleyecek çok önemli şeylerim yok.
Önemsizim. Çok önemsizim. Milyarlarca yıldır varolan bir evrende bikaç on yıl sürecek varlığımın hiçbir şeyi değiştirmeyeceği gerçeğini kabullenmek, anlamsızlaştırıyor her şeyi. Mutluluklarımın yüzeyselliği geçiciliği değersizleştiriyor hepsini. Mutsuz bile değilim. Uyuşukluk. Hissizlik. Sinirliyim bu yüzden. Gerçek ve sonsuz bir şeyler hissedemediğim için sinirliyim. Sinirimi kendimden etrafımdakilerden çıkarıyorum bazen. Çoğunlukla kendimi içi boş bir mutluluk içerisinde olduğuma inandırıyorum. Hayat çok güzel diyorum, çok şanslıyım diyorum. Müzik açıyorum son ses arabanın camlarını indiriyorum rüzgar yüzüme vuruyor gülümsüyorum. Çok sevdiğim bir arkadaşıma bakıyorum iyi ki var diyorum.
En son ne zaman bir şeyi çok ama çok istediğimden emin oldum hatırlamıyorum. "Onsuz yaşayamam" dediğim hiçbir şey ve hiç kimsenin olmaması çok acı.
Çok önemsizim ve bu çok sinir bozucu.