19 Temmuz 2011 Salı

Le tourbillon de la vie'yi ne güzel söyler Vanessa Paradis.

Le tourbillon de la vie dinleyince bi garip oluyorum ben. aklıma gelmeyecek şeyler geliyor mesela.
Study'de oturdum macroeconomic modeling and aggregate demand gibi şeyler yazan slaytları okumalı öğrenmeliyim aslında ama benim aklıma yine MertEmre geliveriyor. onu görsem şu ara nasıl olur diye düşünüyorum. birden gidip "seni seven ve senin de sevebileceğin birini bulduğun için mutluyum. bak söylemiştim sana ayrılırken..." diyesim geldi. salak mıyım ben? ahh o konuda hiç kimsenin şüphesi yok zaten. insanlara kızgın kalamıyorum ben dostum. beceremiyorum. ne güzel ne güzel. 

bir de şey... neyse yok bir şey...

16 Temmuz 2011 Cumartesi

aferin kızıma yine bulmuş bir kötü adam.

-X çok iyi bi çocuk diğerleri gibi değil.beraber planlar yaptık falan. gerçekten bi ilişkiye hazırım ve bunun X'le çok güzel olacağına inanıyorum.
-iyi bi çocuk olduğundan emin misin?vardır mutlaka bi piçliği.
-yok cidden yaa.bu farklı diyorum sana.
-o zaman yürümez bu iş.
-ne?
-kızım sıkılırsın iki güne sen.çocuk iyiymiş.sen iyi adamları bulmazsın ki.bulsan da 10 dakkaya sıkılır 5 dakkaya şutlarsın.
(kahkahalar)

çok yakın bi arkadaşımla (iremciğim) aramızda geçen ve gözardı edilemeyecek konuşmadan kesitler okudunuz.

niye hep durum aynı olmak zorunda?
biliyorum en pis en öküz adamları bulup seçen sadece ben değilim.ama niye bazı hatunlar bunu yapıyor özellikle?
iyi adam bulunca hemen 'canım arkadaşım'a bağlıyoruz da odun öküz çapkın zampara bulunca bağrımıza basıyoruz.
aferin bize.aferin.
aptallığımıza doymayalım lütfen.
ve aptallığıma doymayayım ben.