Yaşarken duramıyorum, bir pause düğmem yok, bu yüzden asla bir instagram fenomeni olamayacağım, muhteşem doğal fotoğraflarım da olmayacak. Orta halli bir blogger bile olamıyorum, baksanıza.
Bu yüzden seviyorum hayatı! Öyle bir yaşayalım ki durup fotoğraf çekinmek aklımıza gelmesin, güneş batarken 'Aa ne ara akşam oldu' diyelim, koşalım, düşelim, yuvarlanalım! Hoplayıp zıplayalım, fotoğraf makineleri tek düzgün kare yakalayamasın! Selfielerimiz olsun ama. 'Yaa bu neee, sil bunuuuu'larımız olsun! Selfie için bile iki dakika rahat duramayalım. Gıdıklasın biri birini, öteki berikinin saçını çeksin! Didişelim! Anlaşmalı mutsuzluklarımız olmasın hiç! Nereden çıktığı belli olmayan tartışmalarımız olsun, neşeli kavgalarımız! Sonunda ben biraz trip atayım, sonra bakışıp gülüşelim! Harikulade renkleriyle doğa olsun etrafımızda, rengarenk çiçekler, binbir yeşilli ağaçlar, ağzımız açık hayran hayran seyrederken unutalım instagramı. Ben yine on bin kere hapşurayım o ağaçların altında, hep beraber mutlu mesut yaşama dileklerini garantiye almak istercesine. Tatlı öpücüklerimiz olsun, kaçamak bakışmalarımız! Biri 'ay durun fotoğrafınızı çekicem' desin bozsun anı, gülelim poz vermeye çalışalım beceremeyelim!
Koşturmacamız eksik olmasın! Hep bir yetişme çabamız, hep bir geç kalmamız! Telaşe içindeyken bir yandan da 'aman yavaş, bi kaza çıkmasın'lar, makyajı arabada tamamlamalar hep olsun!
Kanıtımız, belgemiz olmasın belki ama bol keyifli hatıralarımız olsun!