Kapı çaldığında yataktan kalkıp kapıya ulaşmak için attığım uzun adım sayısı 52, evdeki kapıya en yakın 4. odadayım halbuki. Salondaki 4 avize ve 3 aplikteki toplam ampul sayısı 47. 7.5 metre yükseklikteki girişin* devasa avizesinin ampullerini saymaya yeltenmedim bile. Evin net kullanım alanı 600 m2 den fazla. Kimi misafirlerimizin de dediği gibi Gürses malikanesi. Ne ilginçtir ki benim bu evde kendimi ait hissettiğim yarım metrekarem yok. Belki perdemi toplayan çiçeklere** aitim azcık. Gürses soyadı bile fazlalık geliyor üstüme. Almaya aday olduğum başka bir soyadı da yok gerçi, haliyle idare ediyoruz.
'Soyisminiz?'
'Gürses.'
'Gürsoy mu?'
'Hayır Gürses, Müslüm Gürses gibi.'
---
Geçen gün Haluk Bilginer'in bir röportajını okudum. 'İnsan babası ölünce büyürmüş, biz babalarımızı öldüremedik.' diyordu. Öldürmek bir yana da, insan babasının aslında olduğunu düşündüğü süperkahraman değil de sıradan bol hatalı bir insan evladı olduğunu farkettiğinde ne olur?
Bir kez daha hayalkırıklığıyım. Sanki bunun için doğmuşum, o kadar başarılıyım. Doğuştan yetenekli! İşte benim sıfatım. Büyük vaadlerle doğmuşum, 4 kilo 750 gram, saçları kafasında, 57 cm boy. 19 yaşıma gelinceye kadar da vaadler katlanarak devam etmiş. Türk Zeka Kurumundan onaylı çok zeki belgesi, okulda yüksek başarı, aile inanç ve isteklerine itaat, insan ilişkilerinde kibar, zarif ve lider...ve daha niceleri.
Ve bir gün değişir her şey. Başlar hayalkırıklığı silsilesi. Hayat bu, ne tahmin edilemez ve ne eğlenceli değil mi? Bir Tanrı olsam şimdiki Tanrı'nın yaptığının aynısını yapardım, insanların hayatını büyük gitgellerle donatıp onların dalgalarla boğuşmasını, arada bir boğulmasını izlerdim keyifle, elimde de Mariana çukurunu dolduracak kadar popcorn ile. Tanrı olmak çok eğlenceli olsa gerek.
---
23 yıllık babamı bile sevmeyebiliyorum. Muhtemelen çok severek de evlensem bir gün kocamı da sevmeyeceğim. Bu yüzden en önemlisi para. Sevmediğim insanı katlanabilir kılacak miktarda para. Zengin koca avındaki kızlar,bu dünyanın anlamını çözmüş insanlardır, saygımızı esirgemeyelim. Şahsım adına başarılı olamayacağımı bildiğim için bu ava çıkmayı gereksiz gördüğümden, kendi yarattıklarıyla kafa bulup çok eğlenen Tanrı'ya havale ediyorum durumu, mümkünse bana şöyle çok zengininden ama az yakışıklısından bir koca adayı gönderiverirse evliliğimizin yukarıdan izlerken keyifli olacağına söz veriyorum.Gerek yatakodasında sofistike erotizm olsun, gerek güzel kız çok da yakışıklı olmayan oğlan komedisi olsun, gerek paranın insanı değiştirmesi konulu dizi film olsun, izlemesi eğlenceli bir evlilikle Tanrı'yı da mutlu edeceğim. Ama dediğim gibi çok yakışıklı olmamalı ki peşinde çok kız dolanmasın, tavlama şansım yüksek olsun. Ayrıca para/eğlence paritesi de önemli. Hani azcık sipariş usülü oldu ama Hollywood filmlerinin bile bütçesi belli, bizimki Heavenwood ayarında olacak, olsun o kadar.
...Mezuniyet balosu geliyor. Şarap rengi elbisemle sarhoş edeceğim milleti. Kıps.
İlk defa görsel açıklama ihtiyacı hissettim,böylece yazımı boktan hale getirme şansım oldu. Teveccühünüz.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder