3 Ocak 2014 Cuma

Beklentiler sadece üzer.

Kendi cümlelerimden sıkılır oldum. Klasik şehirli modern insan bunalımları bunlar. Şımarıklık. 

Spontane olmak güzeldir dediler, olduk. Peki işler sarpa sarınca (boka sarınca diyemeyecek kadar terbiyeliymişim meğer) napıcaz? Plansızlık, ne yapacağını bilememek korkusu... Bunlarla nasıl başa çıkılır?

İnsanlara istediklerini verdiğiniz ölçüde seviliyorsunuz. Anne baba da olsa bu insanlar, durum böyle. Onların 'hayırlı evlat' kavramının içerisinde yaşadığınız kadar takdir ederler sizi. 

Kendini sevmeli insan, ama abartmamalı. Boğaziçindeki en yaygın karakter problemi bu, narsistlik. Kimse yanlış anlamasın söz meclisten içeri. En çok benden içeri. Benliğini bu kadar seven bir insanın diğer canlılara tahammülü de azalıyor, haliyle yalnızlaşıyor. Kendiyle başbaşa kaldıkça iki ihtimal doğuyor, ya daha da sevecek, ya daha fazla katlanamayacak. 

Aslında kötü biri değilim, sadece kolaya kaçıyorum.

En sevdiğim çorabımın topuğu delinmiş. Hayat bazen çok topuğu delinmiş çorap gibi. -cümlelerimden bir kere daha sıkıldım, nefret ettim-


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder