Vefa. Çok yakın bir kavram değil bana. Her konuda çetrefilli bir labirent gibi düşünen kafam vefa konusunda dümdüz, odun misali. Kolayı bu olduğu için belki de. Düşünüyorum da arkadaşlıklarımı, insan ilişkilerimi en çok baltalayan konu da bu.
"Neden hiç aramıyorsun, nerelerdesin, unuttun zaten sen bizi...." hep aynı terane. Çevir çevir aynı sayfa. Be kardeşim hadi 2 günlük tanışıklığımız olsa anlayacağım belki bu soruları ama yıllar geçmiş ve hala benden bir doğum günü mesajı bekliyorsan, sorun bende değil artık, sende. Beni az biraz tanıyan bilir telefonla ilişkimin Solitaire'le sınırlı olduğunu.
Arkadaşlık kavramını zaman dilimlerine sığdırmak mı gerek? Aylarca görüşmediğim insanla tek oturuşta saatlerce muhabbet edebiliyorsam gerisinin ne önemi var. Ki buna bile gerek olmamalı, geçmişte paylaşılmış güzel anılar bile yetmeli. Fakat insanlar artık iletişimde süreklilik istiyorlar.
Telefon... Çağın icadı... Adı batasıca!Solitaire de olmasa sevilecek yanı yok.
Yok yok haklısınız, suçu telefona şuna buna atmaya gerek yok, ben çok vefasızım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder